TÜRK AKUSTİK DERNEĞİ

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

TR

EN

9:30 – 9:45 AÇILIŞ KONUŞMALARI
Prof. Dr. Zuhal Ulusoy (İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı)
Doç. Dr. Konca Şaher (Türk Akustik Derneği Başkanı)

9:45 – 10:00 Benim Dünyamda Sesler Öğrenci Yarışması Sonuçları
Video

10:00 – 11:30 1. OTURUM: İŞİTSEL PEYZAJ / TASARIM EĞİTİMİNDE AKUSTİK
Oturum Başkanı: Doç Dr. Aslı Özçevik Bilen

KAHVE ARASI

11:30 – 13:00 2. OTURUM: GÜRÜLTÜ KONTROLÜ
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Selma Kurra

13:00 – 14:00 ÖĞLE ARASI

14:00 – 15:30 ÖZEL OTURUM 1: PANDEMİ VE AKUSTİK
Oturum başkanı: Doç. Dr.Papatya Nur Dökmeci Yüğrükoğlu
Davetli Konuşmacılar: Gürkan Mıhçı, Görkem Özdemir

KAHVE ARASI

15:30 – 17:30 PANEL: 2020’NİN ARDINDAN AKUSTİK
Moderatör: Gürkan Mıhçı
Panelistler: Prof. Dr. Tolga Tüzün, Doç. Dr. Cevdet Erek, Doç. Dr. Şirin Özgün

10:00 – 11:30 3. OTURUM:HACİM AKUSTİĞİ
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Füsün Demirel

KAHVE ARASI

11:30 – 13:00 4. OTURUM: HACİM AKUSTİĞİ – KÜÇÜK ODALAR
Oturum Başkanı: Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ

13:00 – 14:00 ÖĞLE ARASI

14:00 – 15:30 ÖZEL OTURUM 2: DEPREM VE AKUSTİK
Oturum başkanı: Prof. Dr. Nevzat Özgüven
Davetli Konuşmacılar: Macarena Varela, Doç. Dr. Baki Karaböce

KAHVE ARASI

15:30 – 17:30 5. OTURUM: AKUSTİK ÖLÇÜMLER
Oturum başkanı: Doç. Dr. Baki Karaböce

KAHVE ARASI

17:00 – 18:10 6. OTURUM: MALZEMELERİN AKUSTİK ÖZELLİKLERİ
Oturum başkanı: Prof. Dr. Mehmet Çalışkan

DAVETLİ KONUŞMACILAR

DEPLASMAN: MÜZİK YAPMA PRATİKLERİNDE KALICI BİR YURTSUZLAŞMAYA DOĞRU

Tolga Tüzün

İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul
Davetli Konuşmacı – Panel Katılımcısı

ÖZET

2020 senesinde başlayan ve dünyayı politik, ekonomik ve kültürel anlamda kısa devre yapmasına sebep olan ve bu sayede içinde yaşadığımız sistemlerin farazi dayanıklılığını yerle bir eden COVID-19 salgını bir kriz olarak tanımlanıyor. Böylesi kriz anlarında müzik yapma ve dinleme pratiklerinin de kendini gözden geçirmesi, yeniden tanımlaması ve farklı patikalardan akmaya başlaması tarihte sık görülen bir durum. Salgının getirdiği kapanma, kamusal alanda yeni sessel ortamların ve farklı bir sessel bilincin oluşmasına katkıda bulundu. Aynı zamanda halihazırda varolan çevrimiçi paylaşım ortamlarının kapanma süresince farklı bir yaşam biçimine tahvil olması ve bunun sonucunda müzik üretim ve tüketim kiplerinin politik, ekonomik ve kültürel “yer değiştirmesi” bunların geleceğine dair bir çok sorunsalı beraberinde getiriyor. İnternet üzerinden yeni bir kollektiviteden ve buna dair “yeni” üretim, tüketim ve paylaşım süreçlerinden bahsetmek mümkün mü? Özel alanın kamusal alanla bu kadar kaynaşmasının getirdiği olanaklar ama aynı zamanda sorunlar, kapanma sonrası hayatta müzik pratiğinde nasıl izler bırakacak? Maddi olmayan, sanal bir ortama doğru “yer değiştiren”— deplase olan—  bestecilerin, malzemenin, çalışma ortamlarının, paylaşımın yeniden kullanılabilir hale gelen kamusal alandaki rolleri nasıl şekillenecek? Kalıcı bir yersiz yurtsuz müzik pratiği, küresel olarak içinde yaşadığımız politik ekonominin arzuyu ve rızayı örgütlemek için ihtiyaç duyduğu bir araç haline gelebilir mi?

Çağdaş müzik bestecisi ve icracısı olan Tolga Tüzün, Siyasal Bilimler eğitiminden sonra, İTÜ MİAM’da Pieter Snapper ve Marc Wingate ile bestecilik, Hasan Uçarsu ve İlhan Usmanbaş’la orkestrasyon çalıştı. New York’da CUNY Graduate Center’da bestecilik doktorasını tamamlarken David Olan ve Tristan Murail, Paris’te Philippe Leroux ile bestecilik çalıştı.

Eserleri Amerika ve Avrupa’da çeşitli festivallerde ve konserlerde çalındı, gruplar ve festivaller için teknik direktör ve danışman olarak çağrıldı, çeşitli uluslararası konferanslarda müzik teorisi ve elektroakustik müzik üzerine sunumlar yaptı. 2003-2005 yılları arasında Brooklyn College’da armoni ve kompozisyon dersleri verdi. Besteci 2005-2006 yıllarında IRCAM’da bestecilik ve elektronik müzik konularında çalıştı.

Tüzün besteciliğinin yanı sıra, solo veya başka sanatçılarla birlikte doğaçlama ve elektronik müzik alanlarında performanslar sergilemektedir. Prof. Dr. Tolga Tüzün 2007 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesinde müzik felsefesi, bestecilik ve elektronik müzik dersleri vermektedir.

PANDEMİDE VE PANDEMİYE RAĞMEN PERFORMANS, SES ve MEKÂN

 Cevdet Erek

İstanbul Teknik Üniversitesi, MIAM, İstanbul

Davetli Konuşmacı – Panel Katılımcısı

 ÖZET

 Pandemi döneminde müziği ve diğer ses odaklı pratikleri deneyimleme şekilleri önemli değişiklikler geçirdi. Üreticiler, yapımcılar ve çeşitli katılımcılar yeni sosyal mesafe normlarına uyum sağlamaya çalışırken sanal işbirlikleri, müzik paylaşımında sosyal medyanın artan rolü ve dinleyicilerin sanal katılımındaki yenilikler bu pratiklerin dijital mekânda yeniden kurgulanmasına sebep oldu. Bir çok konser salonu, performans ve sergileme mekânı önceden kaydedilmiş performanslar ile canlı performansları birleştirerek dijital medyada ulaşılabilir kıldı. Pandemi koşullarında büyük bir ivme kazanan dijital mekandaki kurgular, ses-müzik üretme ve tüketme şekillerinde çeşitli değişiklik ve yenilikleri işaret ediyor.

Diğer yandan; performansın icracı, alıcı, yapımcı, teknisyen vb. tüm bileşenlerini bir araya getiren ve bu yakınlığın yarattığı sinerjiyle varolan “fiziksel” mekanların temel bileşenlerini bir daha hatırlamak ve bu mekanların yeni normlarla dönüşürken nasıl fırsatlar sunabileceği üzerinde çalışmak bizler için büyük bir önem taşıyor.

Konuşmamda, pandemi sürecindeki uzun hareketsizliğin ardından tümü geçtiğimiz ay içerisinde Bergama Antik Kenti, İsveç Sarayı ve Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen ve tümünde icracı olarak da bulunduğum izleyici etkinliklerden çeşitli belgeler ve izlenimler sunacak, geleneksel/deneysel/aşırı ses-mekân pratiklerimizin nasıl devam edebileceği tartışmasına katkıda bulunmaya çalışacağım.

Mimar Sinan Üniversitesi’nde tamamladığı Mimarlık eğitiminin ardından Nekropsi müzik grubunda ve çeşitli mimari ofislerde çalıştı. İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MIAM)’nda Ses Mühendisliği ve Tasarımı yüksek lisansını ve Müzik doktorasını tamamladı, 2004-2005 yıllarında Amsterdam’da Kraliyet Sanat Akademisi (Rijksakademie)’nde Misafir Sanatçı olarak bulundu. 2002-2011 arası İTÜ MİAM’da Araştırma Görevlisi olarak çalıştı, 2011’den beri İTÜ TMDK Müzik Teknolojileri Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak yer almakta, İTÜ MIAM ve İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde de dersler verdi.Ses-mekân yerleştirmeleri Venedik Bienali Türkiye Pavyonu (2017), Documenta (13) (2012); İstanbul Bienali (2003, 2013 ve 2015), Sidney Bienali (2016), Stedelijk Müzesi (2014), MAXXI (2014 ve 2015), İstanbul Modern (2014, 2015 ve 2016), Arter (2011), SALT (2012 ve 2015) vb. etkinlik ve kurumlarda sergilendi. Önemli kişisel sergileri arasında “Alt Üst” (Spike Island, Bristol, 2014) ve Week (Hafta) (Kunsthalle Basel, 2012) bulunmaktadır. Kitapları ”SSS – Sahil Sahnesi Sesi” (2008) BAS tarafından, “Room of Rhythms 1” Walther König (2012) tarafından , “Az Boş Belki” (2015) Revolver/Artist tarafından ve ÇIN (2018) IKSV/Yapı Kredi Kültür Sanat tarafından yayınlandı. 2012 yılında North Rhine-Westphalia Sanat Vakfı tarafından verilen Nam June Paik Medya Sanatı Ödülü’ne değer görüldü. Kaan Müjdeci’nin uzun metraj filmi “Sivas”’ın (71. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2014) ses-müzik direktörlüğünü yaptı, Emin Alper’in uzun metraj filmi “Abluka”’nın (72. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2015) müziklerini yaptı ve ses tasarımını Cenker Kökten ile birlikte geliştirdi.

 

 SESLER VE POLİTİKA: PANDEMİDE SOKAĞI DİNLEMEK

 E.Şirin Özgün

İstanbul Teknik Üniversitesi, MIAM, İstanbul

Davetli Konuşmacı – Panel Katılımcısı

 ÖZET

Son yirmi yılda etnomüzikoloji alanında çerçevesini müzikle sınırlandırmayan ve müziğin içinde var olduğu ses dünyalarını merkeze alan çalışmalar ortaya çıkmaya başladı. 2010’larda gerçekleşen paradigma değişimiyle birlikte ses çalışmaları etnomüzikoloji disiplini içerisinde önemli bir yer edindi. Bu paradigma değişikliği etnomüzikolojinin de tanımını ve çerçevesini değiştirmekle kalmadı, disiplinlerarası sınırları da muğlaklaştırdı. Ses çalışmalarının etnomüzikoloji içinde öne çıkmaya başlamasının bir nedeni, araştırmacıların müziğin içinde gerçekleştiği toplumsal bağlamı müzik dışındaki sesleri dikkate almadan kavrayamayacaklarını fark etmeleriydi. Bir etnomüzikolog olarak ben de ses çalışmalarıyla 2010’ların başında karşılaştım ve bu alanda henüz oturmuş kuramsal ve yöntemsel yaklaşımlar yokken, 2009-2012 yılları arasında kentteki politik eylemler ve bunların sesleri ile ilgili bir alan araştırması yürüttüm. Bu sunumda öncelikle etnomüzikolojide ses çalışmalarını yönlendiren akustemoloji ve ses-dünyaları kavramları üzerinde durup ardından bu perspektiflerin alan araştırmasında sokağın, müziğin, köyün, doğanın seslerini dinlerken nasıl kullanılabileceğini araştırmalarımdan örneklerle açıklayacağım. Bu yaklaşımın akademik bir bakış açısı olmanın ötesinde yaşamlarımızı anlamlandırmanın önemli bir aracı olduğunu sesler ve toplum üzerine verdiğim dersin çıktılarıyla örneklendireceğim. Ardından, pandemi sürecindeki duyma, dinleme, ses üretme ve duyulan sesleri yorumlama olanaklarını kendi kişisel karantina deneyimimden hareketle örneklendirmeye çalışacağım. Dört duvar arasında kalan ve dünyaya yalnızca pencereden açılan bu duyma ve dinleme deneyimi süresince üzerine düşündüğüm temel konular içerisi-dışarısı ve sesler; şehrin seslerinin dönüşümü; toplumsal cinsiyet, sınıf ve sesler; ve siyasetin seslerinin dönüşümü idi.  Karantinada pencereden dünyayı dinlemek benim için bir anlamda kendi dinleme tarihimi de dinlemek demekti. Pencereden duyduğum seslerin toplumsal hayatımıza dair söylediklerinden hareketle, yıllar içerisinde dönüşen dinleme pratiklerim ve bunların politik seslerle ilişkisi üzerine bir çerçeve çizeceğim. 

1977 doğumlu E. Şirin Özgün, Galatasaray Lisesi’nden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji eğitimi aldı. Ardından, İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde (MİAM) Etnomüzikoloji alanında yüksek lisans ve doktora yaptı. “Drummer Women of Anatolia” başlıklı yüksek lisans tezi Orta Anadolu’da tefçi kadınların müzikal ve ritüel pratiklerine dair bir alan çalışmasının sonucudur. “The Sounds of Political Actions in the Streets of Istanbul” başlıklı doktora tezi ise İstanbul’daki protestoların seslerini dinleyerek, kaydederek ve yorumlayarak üç yıla yayılan yoğun bir alan araştırmasına dayanmaktadır. 2007-2010 yılları arasında çeşitli üniversitelerde müzik alanında dersler veren E. Şirin Özgün, 2010 yılından 2012 yılındaki doktora mezuniyetine kadar MİAM’da araştırma görevlisi olarak çalıştı. 2012-2015 yılları arasında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak ders verdi. 2014 yılında Doçent ünvanını aldıktan sonra MİAM’da Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaya ve yine MİAM’da etnomüzikoloji dersleri vermeye başladı. Araştırma konuları müzikte toplumsal cinsiyet çalışmaları, soundscape çalışmaları ve politikanın müzikal ifade üzerindeki etkileri olarak sıralanabilir. 2018’den beri Yörüklerin ses dünyaları üzerine bir alan araştırması yürütmektedir.

AFET ANINDA İNSANSIZ HAVA ARACI İLE ÇIĞLIK SESLERİNİN SAPTANMASI

Macarena Varela

Fraunhofer FKIE, ​​Wachtberg, Almanya

Davetli Konuşmacı (Invited Speaker)

ÖZET

Deprem, yangın veya çöken binalar gibi afetler sırasında felaketzedeleri canlı bulmak için her dakika önemlidir.İnsansız Hava Araçlarının (İHA) Arama ve Kurtarma (SAR) amaçlı kullanımı, tehlikeli veya ulaşılması zor olabilecek geniş alanları hızlı bir şekilde inceleme ve ilk müdahale ekiplerine duruma bağlı farkındalık sağlama yetenekleri nedeniyle hızla artmaktadır.Şu anda İHA’lar, afet bölgeleri üzerinde uçarken insanları görsel olarak algılamak için sensörler kullanıyor. Ancak çoğu durumda potansiyel kazazedeler bu sensörler tarafından görülemez. Kurbanlar enkaz içinde sıkışıp kalmış olabilir veya opak duman nedeniyle görünmeyebilir. Bu sebeple, kurbanların hayatlarını kurtarmaya destek olmak için Almanya’daki Fraunhofer İletişim, Bilgi İşleme ve Ergonomi Enstitüsü (FKIE), insan çığlıkları da dahil olmak üzere, afetler sırasında belirli seslerin pusula yönünü belirlemek için drone’lara bağlanabilen akustik teknoloji geliştiriyor. Bu teknoloji, belirli ses olaylarını filtreleme, algılama, yönlendirme ve kaynak lokalizasyonunu sağlamak için gelişmiş dizi işleme teknikleri ve yapay zeka yöntemleriyle birleştirilmiş “Crow’s Nest Array” (CNA) adı verilen özel bir MEMS mikrofon dizisinden oluşmaktadır. Konferansta, CNA akustik sistemi tanıtılacak ve çeşitli açık alan deneylerinde değerlendirilen performansı ortaya konacaktır.

DETECTING HUMAN SCREAMS WITH UAVS DURING DISASTERS

 

SUMMARY

During disasters, such as earthquakes, fires, or collapsed buildings, every minute counts to find possible victims alive. The use of Unmanned Aerial Vehicles (UAVs) for Search and Rescue (SAR) purposes is rapidly increasing due to their ability to quickly survey large areas, that may be dangerous or difficult to reach, and provide situational awareness to first responders. Currently, UAVs use sensors to visually detect people when flying over disaster zones. However, in many cases, potential victims are not visible to these sensors. Victims could possibly be trapped in rubble or not visible due to opaque smoke. Therefore, to help saving the lives of these victims, the Fraunhofer Institute for Communication, Information Processing, and Ergonomics (FKIE) in Germany is developing acoustic technology that can be attached to drones to determine the compass bearing of certain sounds, including human screams, during disasters. The acoustic technology consists of a special volumetric array of MEMS microphones, called “Crow’s Nest Array” (CNA), combined with advanced array processing techniques and artificial intelligence methods to achieve filtering, detection, bearing and source localization of specific audio events. At this conference, the CNA acoustic system will be presented, and its performance evaluated in various open field experiments, will be exposed.

* Türkçe’ye çevirisi Cansu Değer (İstanbul Bilgi Üniversitesi) tarafından yapılmıştır.

Macarena Varela was born in Chile and grew up in Canada, where she studied electrical engineering. She joined Fraunhofer FKIE in 2007, where she works as a research associate in acoustics and Advanced Signal Processing. She specializes in the research and development of state-of-the-art solutions for the detection, classification, and localization of sounds using various microphone technologies and AI-based data processing methods. Of particular importance is her experience in using these technologies in conjunction with unmanned aerial vehicles (UAV) for search and rescue purposes. Varela’s work has recently been featured in international media, such as the Washington Post and BBC.

DEPREM SIRASINDAKİ TİTREŞİMLERİN YERÇEKİMİ İVMESİ ÖLÇER İLE GÖZLENMESİ

Baki Karaböce

TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü, Gebze

Davetli Konuşmacı

ÖZET

Deprem dalgaları, enerjinin hızlı salınımı ile üretilen yerdeki düşük frekanslı titreşimler veya sismik dalgalardır. Deprem, tektonik plakaların hareketleri ile elastik enerjinin depolanması ve çarpışmalarının neden olduğu bir olaydır. Deprem dalgaları, yerde vücut ve yüzey dalgaları olmak üzere iki ana formda ve çeşitli büyüklüklerde titreşimler oluşturur.

Bir depremin kaydı, bir titreşim cihazı (sismograf) tarafından zamana karşı titreşimlerin kaydı olarak grafik şeklinde alınabilmektedir. Deprem titreşimleri bağıl gravimetre ve mutlak gravimetre cihazları tarafından da algılanabilir. Bu sunumda ülkemizden binlerce km uzakta meydana gelen Richter ölçeğine göre 8,2 büyüklüğünde Japonya Hokkaido depremi sırasında TÜBİTAK UME’de bulunan Mutlak Gravimetre cihazı ile algılanan deprem sinyalleri sunulacaktır.

Baki Karaböce 1967 yılında Denizli’de doğdu. 1992 yılında ODTÜ Fizik bölümünden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesinde Yüksek lisans ve İstanbul Yeditepe Üniversitesi’nde kanser tedavisinde ultrasonik uygulamalar konusunda doktorasını tamamladı. 1992’den beri TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME)’nde başuzman araştırmacı olarak çalışmaktadır. Akustik, ultrasonik, titreşim, gravimetre ve medikal metroloji konularında uluslararası ve ulusal birçok yayın yaptı. TÜBİTAK UME Medikal Metroloji Laboratuvarı kurucusu ve sorumlusudur. 2020 yılında doçentlik ünvanı alan Baki Karaböce iki çocuk babası bir maratoncudur.

KÜRESEL SALGIN, SES PEYZAJI VE KİŞİSEL NOTLAR

Gürkan Maruf Mıhçı

Herron School of Art + Design, Indianapolis, Amerika

Davetli Konuşmacı

 ÖZET

 Küresel Covid-19 salgını ile 2020’nin Mart ayında başlayan sokağa çıkma yasakları, karantinalar, seyahat yasakları dinamik, kalabalık ve canlı şehirleri terk edilmiş ve bomboş mekanlara çevirdi. Gürültülü ve dinamik şehirler bir anda sessiz mekanlara dönüştü. Şehirleri gürültülü yapan taşıtlar ve kalabalık insan toplulukları salgın kısıtlamalarından dolayı bir anda azalınca, gürültünün hayatımıza ne kadar etki ettiği daha çok belirgin hale geldi. Salgının ilk başlarındaki sokak roportajlarında, sosyal medya paylaşımlarında ve insanların kendi aralarında konuşmalarında, şehrin normalde ne kadar gürültü ama şu anda ne kadar sessiz ve ıssız olduğu vurgulandı. Aslında, yaşadığımız şehirlerin sadece görsel kirliliğinin değil gürültü kirliliğinin de önemi ortaya çıktı. Kısıtlamaların yavaş yavaş kalkmasıyla da şehir o eski gürültülü yapısına geri döndü. Gürültünün hayatımıza olan etkisi görsel kirliliğe göre daha çok arka plana atılmışken bu salgınla beraber konuşulmaya başlandı. Bu sunum “şehir gürültüsü” kavramının kökenleri ile başlayıp, 2020 küresel salgını ile değişen şehirleri ele alıp, 2020 Mart-Eylül arasında aldığım kişisel notları ve ses kayıtları ile devam edecek.  Şehir gürültüsü kavramının Ses Peyzajı ile olan ilişkisi üzerinde durulup, kendi deneyimlerim ile bu bağlantının öneminden bahsedilecek. 

Gürkan Maruf Mıhçı, 5 yıldır İndiana Üniversitesi’ne bağlı Herron School of Art+Design fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışmakta, ve doktorasına Özyeğin Üniversitesi, Tasarım, Teknoloji ve Toplum programında devam etmekte. Profesyonel olarak 8 yıldır World Forum for Acoustic Ecology üyesi ve 4 yıldır da World Listening Project yönetim kurulu üyeliği yapıyor. Bilkent ve Sabancı Üniversitelerinin tasarım bölümlerinden mezun olduktan sonra, 12 yıldır çeşitli üniversitelerde görsel iletişim tasarımı ve ses tasarımı dersleri veriyor. Bir çok festival ve sergiye hem bireysel hem de kolektif olarak katıldı, bazıları:  Gallery 263; Boston, ABD, Distopya Sound Art Festival; Istanbul, Türkiye, Radio Zero Festival; Porto, Portekiz, Monsters International; Montreal, Kanada, Animatu Digital Animation Festival; Portekiz, Conde Duque; Madrid, İspanya, Mestre Film Fest; Venedik, İtalya, FILE – Electronic Language Festival; Sao Paulo, Brezilya, 0090; Antwerp-Mechelen, Belçika, Greenpeace Artist onBoard Residency Program; Türkiye, AkSanat Contemporary Artist Competition; Türkiye, Apartment Projesi; Berlin, Almanya, Istanbul International Experimental Film Festivali, Türkiye. https://gurkanmihci.com/

KESİLEN ALKIŞLAR, YÜKSELEN SELALAR

Görkem Özdemir

İstanbul Teknik Üniversitesi, MİAM, İstanbul

Davetli Konuşmacı

ÖZET

2020 Baharı’nın büyük bir zamanını kapalı mekanlarda geçirdiğimizi anımsıyorum. Yeni Koronavirüs salgınının ülkemizde resmi olarak ilan edilmesiyle beraber, “maske – mesafe – hijyen” ve “kontrollü sosyal hayat” kavramlarını öğrendik. Bu süreci İstanbul Anadolu Yakası’ndaki ev(ler)imde ve yakınlarında tecrübe ettim. Bu konuşmada, câmilerden yayınlanan selâlara odaklanarak, evimin içindeki ve çevresindeki sessel değişimleri belgeledim. Oto-etnografik anlatımı, bulunduğum semtlerdeki seslerin göçlerini, ve dengelerini sessel ve görsel olarak paylaşacağım.

Görkem Özdemir, Araştırmacı ve transdisipliner sanatçı. İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nde tamamladı. Daha sonra İTÜ Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MIAM) Sonik Sanatlar Programı’ndan mezun oldu. Doktora tezine ve araştırmalarına İTÜ MIAM ve Lübliyana Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nde devam etmektedir.

TÜRK AKUSTİK DERNEĞİ’NİN PANDEMİ DÖNEMİNDE GÜRÜLTÜ RAHATSIZLIĞI ARAŞTIRMASI

Ayça Şentop Dümen

Türk Akustik Derneği Genel Sekreteri

İstanbul Bilgi Üniversitesi

Konca Şaher

Türk Akustik Derneği Başkanı

Kadir Has Üniversitesi

Türk Akustik Derneği Sunumu

 ÖZET

2020-2021 yılı Dünya’da Uluslararası Ses Yılı olarak kutlanmaktadır. International Commission for Acoustics (ICA) ve işbirlikçi kuruluş ve ülkeler tarafından organize edilen çeşitli aktiviteler ile sesin öneminin ve akustik bilim dalının desteklenmesi hedeflenmektedir. Türk Akustik Derneği’nin organize ettiği çalışmalardan birisi de konutlarda gürültüye bağlı rahatsızlık araştırması olmuştur.

Pandeminin ilk dalgası tüm dünyada hareketliliğin oldukça kısıtlandığı, konutta geçirilen zamanın önemli ölçüde arttığı, öte yandan kısıtlanma, kapalı kalma, yalnızlık, ölüm korkusu, sevdiklerimiz için duyulan endişe ile ilişkili olarak stres ve kaygı seviyesinin yükseldiği bir dönem olarak hissedilmiştir. ‘Sessiz’ ve ‘uzak’ geçen bu dönemde işitsel çevremize ilişkin farkındalığımızın artmış olması da mümkündür. Öte yandan konut tipolojisinin üstlendiği yeni işlevler kişinin yapma çevresi ile kurduğu ilişkiyi ve beklentileri yeniden tanımlamaktadır.

Türk Akustik Derneği adına yürütülen bu araştırmada pandeminin ilk dalgası esnasında konutlarda gürültü rahatsızlığı ve stres / kaygı seviyeleri anket ile araştırılmış, farklı çevresel gürültü karakterine sahip iki konumda tekrarlı ölçümler ile gürültü düzeyi değişimleri hakkında bulgular elde edilmiştir. Çalışma sonuçları kongre programında sunulacaktır.

Duyurular

Kongreye dinleyici olarak katılmak için aşağıdaki linklerden kaydolmanız gerekmektedir. (Kongre 1. ve 2. gününe ayrı ayrı kayıt alınmaktadır.)

Kongre 1. gün kayıt linki
Kongre 2. gün kayıt linki

Kongre detaylı programı için tıklayınız.

YAZARLARA:
Oturumlarda her bildiri için
15 dk sunum + 
5 dk soru – cevap
süresi belirlenmiştir. Ayrılan süreyi aşmamanızı önemle hatırlatırız.

KONGRE ETKİNLİKLERİ

Kongre süresince düzenlenecek paneller ve misafir konuşmacılar hakkında bilgiler güncellenecektir.

 

SERGİ KATILIMCILARI